Mardin Olgunlaşma Enstitüsü, tarihi Mardin taşını işleyerek bu kadim sanatın yaşatılmasına katkıda bulunuyor. Mardin Kalesi’nin eteklerinde yer alan 700 yıllık Muzafferiye Medresesi’nin kalıntıları üzerinde bulunan bu enstitü, 1892 yılında Mekteb-i Rüştiye olarak inşa edilen binasında faaliyet gösteriyor. Burada, Anadolu’nun en eski sanatlarından biri olan taş işleme sanatı, ustalar tarafından titizlikle icra ediliyor.
Enstitü Müdürü Tuğba Mungan, Mardin ve Şırnak bölgelerinin kültürel zenginliğini araştırdıklarını ve bu bilgileri tasarım ve üretimle geleceğe taşımak için çalıştıklarını belirtti. Unutulmaya yüz tutan el sanatlarına yönelik yaptıkları çalışmalarla, Mardin taşının coğrafi işaretli özelliklerini koruyarak bunları gelecek nesillere aktardıklarını ifade etti. “Mardin taşı, sadece bir malzeme değil, aynı zamanda bu şehrin hafızasıdır. Her motif, geçmişten gelen bir bilgiyi ve kültürel mirası taşımaktadır,” diye ekledi Mungan.
Enstitüde yürütülen “Latifiye Camisi Motifleri Taşın Hafızasında Sanat Yolculuğu Projesi” kapsamında, taşların üzerindeki motifler inceleniyor ve bu motifler, tescilli Mardin taşına ustalar tarafından işleniyor. Mungan, daha önce yalnızca bir usta taş işçisinin bulunduğu enstitüde, usta sayısını artırmak için eğitimler düzenlediklerini de belirtti. “Şu anda biri kadın iki usta ile çalışıyoruz ve üçüncü usta olarak yetiştirdiğimiz kişi de kadın. Amacımız, bu mirası korumak ve onu geliştirmek,” dedi.
Mardin’deki taş işlemeciliğinin tarihi yaklaşık 7 bin yıl öncesine dayanıyor. Mungan, kadın ustaların bu alanda önemli bir rol oynadığını ve ürettikleri eserlerin büyük bir değer taşıdığını vurguladı. “Taş, dantel gibi işlendiği için kadın ustalar bu işi zarafetle icra edebiliyor,” şeklinde konuştu.
Atölyede çalışan Hadra Tırpan, Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olup, çocukluk hayali olan taş işleme sanatına yöneldiğini söyledi. Usta Aydın Nas’tan eğitim aldıktan sonra yaklaşık iki yıldır enstitüde çalıştığını ifade eden Tırpan, “Motifler dantel gibi, nakış gibi işleniyor. Mardin’in tarihi ve kültürel zenginliği, bu motiflerde kendini gösteriyor. Farklı din ve kültürlerden esinlenerek bu güzel motifleri geleceğe taşımak istiyorum,” dedi.
Tırpan, tarihi binaların restorasyonları ve taş yapıların inşasında el işçiliğinin önemine dikkat çekerek, bu alanda yoğun talepler aldıklarını belirtti. “Restorasyon projelerinde yer alarak, bu eserlerin korunmasına katkıda bulunmak benim için büyük bir onur,” dedi. Mardin, zengin motifleri ve tarihi taş işleme sanatlarıyla gelecekte de önemli bir merkez olmaya devam edecek.